Bölüm 03 / 08
Rüzgârdan şebekeye
Kanattaki kaldırma kuvvetinden şebekeye verilen akıma kadar zincirin tamamı. Pitch, yaw, güç eğrisi, Betz sınırı ve türbinin neden bazen dönmediği.
Bu bölümü bitirdiğinizde
- Kanadın rüzgârdan nasıl tork ürettiğini anlamak
- Pitch ve yaw kontrolünün ne işe yaradığını bilmek
- Güç eğrisini okuyup türbinin davranışını tahmin edebilmek
Kanat: pervane değil, kanat
Rüzgâr türbini kanadı rüzgârı “itmez”; uçak kanadı gibi kaldırma kuvveti üretir. Kanat kesitinin üstünden geçen hava alttan geçenden hızlı aktığı için üstte basınç düşer ve kanat, dönme yönüne doğru çekilir. Bu kuvvetin dönme eksenine göre kolu, torku verir.
Kanadın her noktası farklı hızda hareket eder: kökte yavaş, uçta çok hızlı. N117’de uç, anma devrinde saniyede yaklaşık 77 metre gider — saatte 280 kilometre. Bu yüzden kanat boyunca burulma (twist) vardır: her kesit, kendi noktasındaki bileşke rüzgârı doğru açıyla karşılasın diye farklı açıda yerleştirilmiştir. Kökte kalın ve burulmuş, uçta ince ve neredeyse düz.
Rotorun dönme hızı ile rüzgâr hızının oranına uç hız oranı (TSR, λ) denir. Üç kanatlı modern türbinler en verimli hâllerini λ ≈ 7–8 civarında yakalar. Kontrol sistemi, kısmi yük bölgesinde devri tam da bu oranı korumak için ayarlar. Araçlar sayfasındaki hesaplayıcıyla kendi sayılarınızla deneyebilirsiniz.
İki kontrol: pitch ve yaw
Pitch, kanadın kendi ekseni etrafında dönmesidir. Üç işi vardır: düşük rüzgârda kanadı en verimli açıda tutmak, anma gücünün üstünde rüzgâr geldiğinde kanadı “açarak” fazla gücü almamak (güç sınırlaması), ve acil durumda kanadı bayrak konumuna (90°) alarak rotoru durdurmak. Üçüncüsü, türbinin en önemli fren sistemidir — disk fren değil.
Yaw, naselin yatay düzlemde dönerek rotoru rüzgâra çevirmesidir. Nasel üstündeki rüzgâr gülü yönü ölçer, kontrol sistemi belirli bir sapma eşiğini belirli bir süre görürse motorlar naseli çevirir. Sürekli çevirmez: her dönüş enerji harcar ve dişli çemberini yorar, o yüzden bir ölü bant vardır.
Yaw’ın bir sınırı var: kule içindeki güç kabloları naselle birlikte burulur. Belirli bir tur sayısından sonra türbin, rüzgâr olsun olmasın kabloları açmak için ters yöne döner. Sahada “niye ters yöne bakıyor” sorusunun cevabı çoğu zaman budur.
Rüzgârdan alınabilecek en fazla güç
Rüzgârdaki güç, hızın küpüyle artar: P = ½·ρ·A·v³. Rüzgâr iki katına çıkarsa güç sekiz katına çıkar. Bu tek denklem, bu sektördeki her şeyi açıklar — niye rüzgârlı sahaların bu kadar değerli olduğunu, niye rotor çaplarının büyüdüğünü, niye 3 m/s’de üretim yapmanın anlamı olmadığını.
Ama rüzgârdaki gücün tamamı alınamaz: alınsaydı hava rotorun arkasında durur ve akış kesilirdi. Betz sınırı, teorik en yüksek verimi %59,3 olarak koyar. Gerçek türbinler en iyi noktalarında bunun altında, tipik olarak %45–50 güç katsayısıyla (Cp) çalışır.
Süpürme alanı çapın karesiyle büyür. N90’ın rotoru 6.362 m², N117’ninki 10.715 m² süpürür: çap %30 büyüdü, alan %68 arttı. Kanat boyunun neden bu kadar hızlı uzadığını anlamak için tek gereken bu.
Güç eğrisini okumak
Güç eğrisi, her rüzgâr hızında türbinin ne kadar ürettiğini gösterir ve dört bölgeye ayrılır. Kesme altı (v < 3 m/s): rotor dönmez, dönse bile kendi kayıplarını karşılayamaz. Kısmi yük (3–10/12 m/s): türbin mümkün olan en çok gücü almaya çalışır, eğri dik biçimde yükselir. Anma bölgesi: jeneratör ve dişli kutusu sınırına gelinmiştir, pitch devreye girer ve fazla gücü almaz — eğri düzleşir. Kesme üstü (v > 25 m/s): yükler tehlikeli seviyeye çıkar, türbin kendini durdurur.
Bu dört bölgeyi bilmek sahada işe yarar: kule dibinde “makine niye durdu” sorusunun cevabı çoğu zaman arıza değil, bu eğrinin bir ucudur. Canlı rüzgâr sayfasında aynı eğriyi gerçek tahmin verisiyle çalışırken görebilirsiniz.
Şebekeye kadar
Dişli kutulu bir türbinde rotor 8–15 devirde döner; jeneratörün 1.000–1.800 devire ihtiyacı vardır. Aradaki oranı dişli kutusu kapatır — genelde bir planet ve iki helisel kademeyle, yaklaşık 1:100 civarında.
N90 ve N117’deki gibi çift beslemeli asenkron jeneratörlerde (DFIG), stator doğrudan şebekeye bağlıdır; rotor sargısı ise bilezikler üzerinden bir kısmi konvertöre gider. Konvertör anma gücünün yaklaşık üçte biri kadardır ve rotor akımının frekansını ayarlayarak değişken devirde sabit frekanslı üretim yapılmasını sağlar.
Çıkış gerilimi (tipik 660 V) kule dibindeki ya da nasel içindeki trafoda orta gerilime yükseltilir, kule dibinden yeraltı kablosuyla şalt sahasına gider, oradan da santral trafosuyla iletim hattına. Sahada gördüğünüz her kod, bu zincirin bir halkasına aittir.
Sahadan not
Sahaya çıkan yeni arkadaşlara hep şunu söylüyorum: bir gün kule dibinde oturup rotorun bir turunu saatle ölçün. 12 devir/dakika demek, bir turun beş saniye sürmesi demek. O beş saniyede kanat ucu yaklaşık 400 metre yol alıyor. Makineyle ilgili ölçek duygunuz o an oturuyor.
SözlüktePitchYaw / SapmaUç hız oranıBetz sınırıGüç eğrisiDFIG
Sınav
Anladınız mı, bakalım
5 soru. Yanlış cevap ceza değil — her sorunun altında neden öyle olduğu yazıyor. 4 doğru bölümü tamamlamış sayılmanız için yeterli.